Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Moda

Sürdürülebilirlik son yıllarda sıkça karşımıza çıkan bir konsept oldu. Her alanda daha sürdürülebilir yollara başvurulması gerektiği konusunda büyük bir kesim hemfikir olmuş durumda. Daha yeni yeni konuşulan konulardan biri de sürdürülebilir moda konusu. Hatta 2021 Nisan ayında B-Corp sertifikalı sürdürülebilir tasarım stüdyosu Reflect Stüdyo ve ImeceLAB Türkçe Vikipedi’nin Sürdürülebilir Moda sayfasını gençlerle birlikte güncelleyerek bu konunun farkındalığı hakkında önemli bir adım atmış oldular. Peki sürdürülebilir moda aslında nedir ve nasıl sağlanır?

Kıyafetlerin, ayakkabıların ve aksesuarların nasıl üretilip nasıl tüketildiği sürdürülebilir modanın sorguladığı temel element. Birçoğumuzun en çok yanılgıya düştüğü nokta ise modanın sürdürülebilir olması için atılması gereken adımların tamamının üreticiler tarafından atılabileceği düşüncesi. Fakat, daha sürdürülebilir modanın sağlanması, üretici kadar tüketicinin de elinde.

Sürdürülebilir moda konusuna ilginin artmasına rağmen hala net bir tanımı yok. Sürdürülebilir modayı basitçe “kıyafet, ayakkabı ve aksesuarların daha sürdürülebilir bir biçimde üretilip tüketilmesi ve çevresel etkilerinin minimize edilmesi için uğraşılması” olarak tanımlayabiliriz. Bunun için ürünlerin ortaya çıkmasını sağlayan tüm süreçten kullanılmaz hale gelene kadarki sürecin geliştirilmesi gerekiyor. Doğal kaynakların dikkatli ve verimli bir biçimde kullanılmasını; tekrar kullanmayı, tamir etmeyi, ihtiyaç dışında almamayı destekleyen tutumlar içinde olmayı da ilke edinmemiz gerekiyor.

Daha sürdürülebilir bir modanın hem üretici hem tüketici açısından birkaç formu olduğu öne sürülebilir. Bu formları kişiye özel üretim, tüm süreçlerde yeşil ve temiz üretim sağlanması, yüksek kalitede ve modası geçmeyecek ürünler tercih etme, adil ve etik moda olgusu, ürünleri tamir etmek veya yeniden dizayn etme, ikinci el ürün alma, kiralama, başkasıyla değiş tokuş etme olarak sıralayabiliriz.

Hızlı Moda ve Yavaş Moda

Greenpeace’in uyarısına göre sentetik elyaf üretiminden dolayı karbon emilimi artıyor ve giysiler nasıl imha edilirse edilsin doğaya ciddi oranlarda sera gazı salınıma sebep oluyor. Bu sebeple alışverişlerin daha rasyonel şekilde yapılmasını ve hızlı moda endüstrisinin yavaşlamasını tavsiye ediliyor.

Yavaş moda ise bu hızlı tüketim ve üretime karşı doğmuş bir harekettir. Yavaş modanın odak noktası uzun süre giyilebilecek, modası kolay geçmeyecek, uzun ömürlü ve kaliteli ürünler üretmektir. Üretimi olabildiğince sürdürülebilir bir biçimde, yerel kaynaklarla gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.

Tüketicinin Sürdürülebilir Modadaki Rolü

Bunların yanında, kıyafete gereksinim duyduğumuz zaman hemen yenisini almayı düşünmek yerine, sürdürülebilir modanın formlarından biri olan ikinci ele yönelebilir veya kıyafet kiralamayı da değerlendirebiliriz. Bunun için dünyada ve ülkemizde çeşitli uygulamalar ve dükkanlar mevcut. (Dolap, Thrift+, Depop…)

Tüketicilerin sürdürülebilirliğe dahil edilmesi önerilerinde son olarak giysilerin bağışlanmasından söz edebiliriz. Artık giymediğiniz giysileri yardıma ihtiyacı olan kişilere verebilir veya bağış kabul eden kurumlara geri dönüştürülebilmesi için bağışlayabilirsiniz. Çünkü tekstil ürünlerin tamamına yakın bir oranı geri dönüştürülebilir. Tüm bu öneriler ve geri dönüşüm faaliyetleri ile doğaya karbon ayak izi salınımını bir parça da olsa azaltabilir ve elimizden geleni yaparak dünyamız için bir adım atabiliriz.

Sürdürülebilir Modanın Kazandırdığı İş Fikirleri

Yapay Zekâ ile kumaş israfını önleyen, bedeninize uygun kıyafetler bulan platform: Beden ölçüleriniz makine teknolojisi ile değerlendirilip özelleştirilmiş ürünler üretiliyor. Hem sadık müşteri kazanılırken hem de materyaller israf edilmiyor.

İkinci el mağazaları tek bir platformda listeleyen uygulama (Upright): İngiltere’de başlatılan girişim sizin için ikinci el mağazaları, ürün fiyatlarını ve tanımlarını tek aplikasyonda listeleyerek işinizi büyük ölçüde kolaylaştırıyorken aynı zamanda ikinci ele teşvik ediyor.

Atık gıdaları lüks kıyafetlere dönüştürme: Hong Kong menşeili bir firma doğal boyama yöntemi ve bazı endüstriyel işlemler ile atık gıdaları lüks kıyafetlere dönüştürüyor ve firma bu boyaların doğal yollarda elde edildiğinden dolayı okyanusları da kirletmediğini savunuyor.

B-Corporation

Seçil Yüksel ve Eymen Ata Dursunoğlu’nun yazısıdır.

Kaynakça

Boğaziçi Üniversitesi Yöneylem Araştırma Kulübü

Boğaziçi Üniversitesi Yöneylem Araştırma Kulübü