DOĞUM İZNİ VE DOĞUM SONRASINDA KADIN ÇALIŞANLARIN KARŞILAŞTIĞI ZORLUKLAR

Üniversite hayatının sona erip iş dünyasına adım attığımız zamanlarda aklımızdan binlerce düşünce geçer. Şüphesiz bunlardan birisi de kullanacağımız izinlerdir. İş dünyasında isteyince tatil yapmak, istediğimiz zaman bir yerlere seyahat etmek kendi işimizin patronu değilsek maalesef söylendiği kadar kolay değil. Özellikle yeni anne/baba olmuş veya olacak çalışanlar için bu izin konusu akılları daha çok kurcalıyor diyebiliriz.

Türkiye’de Doğum İzni

Türkiye’de çalışan kadınlara analık izni adı altında 8 hafta doğumdan önce, 8 hafta da doğumdan sonra olmak üzere toplamda 16 hafta doğum izni veriliyor. Anne doğumdan önceki 8 haftada çalışmaya devam etmek isterse doktor raporu ile son 3 haftaya kadar çalışabiliyor ve bu 8 haftadan çalıştığı haftaları doğumdan sonraki 8 haftanın üstüne ekleyebiliyor. Erken doğum gerçekleşmesi durumunda anne bu izinleri yine aktarabiliyor. İsteği halinde 16 haftalık iznini kullanan kadın işçiye 6 aya kadar ücretsiz izin verilebiliyor. Ayrıca bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için annelere 1,5 saatlik süt izni de veriliyor. Ne yazık ki bu izinlerin babalar için de aynı olduğunu söyleyemiyoruz. Türkiye’de çalışan babalara devlet kurumlarında 10 gün, özel sektörde 5 gün, sözleşmeli çalışan ise 2 gün babalık izni veriliyor.

Dünyada Doğum İzni

Diğer ülkelerdeki doğum izinlerine bakacak olursak 47 haftalık ücretli doğum izni ile Almanya ve İsveç ilk sırada yer alıyor. Sırasıyla Norveç 44, Yunanistan 34, Finlandiya 32, Kanada 29, Japonya 27, İsviçre 24 hafta ücretli izin kullanırken Avustralya ve ABD nüfus politikaları sebebiyle doğum sonrası izin konusunda pek sıcak bakmıyor.

2019 yılında İsveç markası olan Volvo Cars doğum izni konusunda önemli bir adım attı. Türkiye’yi de içeren EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesindeki tüm çalışanlarına cinsiyetleri fark etmeksizin doğum izni uygulamasını hayata geçirdi. Bu uygulamaya göre anneler ve babalar toplamda 6 ay doğum iznine çıkabilecek ve maaşlarının %80’i ödenmeye devam edecek. 43.000 çalışana sahip Volvo Cars geniş kapsamlı doğum politikalarıyla otomobil sektöründe bir ilk olma özelliği taşıyor. Üstelik Volvo Cars bu doğum izni uygulamasını cinsiyet bağımsız ebeveynler ve evlat edinilen çocukların ebeveynlerine de sağlıyor. 1 Nisan 2021 tarihinden itibaren de Türkiye’de yürürlüğe giren bu uygulamanın diğer şirketlere ve hatta devletlere de örnek olmasını umuyoruz.

İş Dünyasında Kadınların Karşılaştığı Zorluklar

Peki, gelin bir de iş dünyasındaki kadınların bu konuda yaşadığı zorluklara bakalım. Hepimizin bildiği “çocuk da yaparım kariyer de” sözü gerçek mi yoksa ikisi bir arada olmaz mı? PWC’nin araştırmasına göre; kadınların 2/3’ü daha iş dünyasına attıkları ilk adımlarda evlilik ve çocuk sahibi olma planları gibi çok özel konularda sorulara maruz kalıyor ve belki de birçoğunun iş başvurusu ve mülakatlarının sonuçları bu sorulara göre şekilleniyor. Ama kadınlar asıl problemler ile anne olduklarında yani işe geri dönüş sürecinde karşılaşıyor.

Başlıca problemlerden olan hormonal değişimler ve beraberinde getirdiği stres, iş yerinde ihtiyaç duyulan toleransın karşılanamaması ve kreş bulamama sıkıntısı kadınların %40’ının doğum sonrası işi bırakmasına sebep oluyor.

Bu problemler haricinde, kadınların %14’ü işten çıkarılırken, işten çıkarılmayan bir kısmının da ücretsiz izin kullanması durumda pozisyon ve unvan kaybı yaşaması akla “İş dünyasında annelerin yeri yok mu?” sorusunu akla getiriyor.

Doğum izni ve doğum izninin uzatılması durumu tam bu arada devreye giriyor. Doğum izni anneye ev ve iş arasında bir düzen kurmasını ve yeni düzene adapte olmasını sağlayan en önemli faktör durumuna geliyor. Doğum iznini yeterli düzeyde sağlayan şirketlerin işgücünde kadın istihdam oranını arttırdığını rahatça söyleyebiliriz.

Kadının iş hayatına katılımının beklenenin gerisinde olduğunu biliyoruz. Çalışan anneye yönelik uygulamaları henüz gerçekleştirmemiş şirketlerin kadın istihdam oranını arttırmak için harekete geçmesi gerekiyor. Öncelikle doğum ve süt izninin arttırılması kadın istihdam oranında büyük bir artışa yol açacaktır. Ayriyeten, işe geri dönen kadınlar için iş hayatını kolaylaştırabilecek gittikçe kullanımları artan birtakım uygulamalar mevcut. Başlıca uygulamalar olarak şunları sayabiliriz: Şirket içerisinde süt odaları oluşturmak, kreş yardımı yapmak, esnek veya yarı zamanlı çalışma imkanı yaratmak. Bunlar ve benzeri uygulamaların hayata geçirilmesi hem kadının iş hayatında devamlılığını, hem de performansın %94 oranında artışını sağlıyor.

Özetlemek gerekirse Türkiye’deki doğum izni süresi yukarıda da belirttiğimiz gibi en azından anne için ideal gibi görünse bile ne anne için ne de baba için yeterli değildir. Yeni doğan bebeklerin en az anne ilgisi kadar baba ilgisine de ihtiyacı vardır ve sağlıklı gelişmeleri için ilk 6 ay düzenli şekilde anne sütü ile beslenmeleri gerekir. Bu sebeplerden dolayı her ülkenin ve her işveren kuruluşun doğum izni süresini arttırması gerekir. Yakın gelecekte anne ve babaların eşit ve uzun doğum izinlerinin olması dileğiyle.

Alara Dirig ve Eylül Burçak Akbulut’un yazısıdır.

kaynakça

Boğaziçi Üniversitesi Yöneylem Araştırma Kulübü

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.